Offline
|
 |
« : Nisan 28, 2008, 10:50:02 » |
|
Hz. Peygamber (s.a.v.)'in Uhud Günü Çektiği Eziyetler - Uhud gününde Peygamber'in hem bir azı dişi kırılmış, hem de başı yarılmıştı. Hem yüzündeki kam siliyor hem de "Acaba Peygamber'in başını yarmış, dişlerini kırmış bir kavim nasıl iflah olacaktır? Hem de peygamberleri onları Allah'a davet ediyorken" diyordu. Bunun üzerine "Onların işinden hiç bir şey sana ait değildir. Allah isterse onları affeder, isterse -zalim oldukları için- onları azaplandırır" (Ali İmran 128) ayeti nâzil oldu (Buhari, Müslim ve Tirmizi Enes'den).
- Uhud gününde Hz. Peygamber'in yüzü yarıldı. Mâlik b. Sinan Rasûlullah'ın önüne geldi, Peygamber'in yarasından akan kanları emdi, sonra da yuttu. Hz. Peygamber "Kim ki kanım kanına karışmış bir insana bakmak istiyorsa Mâlik b. Sinan'a baksın" buyurdu (Cem'ül-Fevaid II/47 Buhari, Müslim ve Tirmizi'den - Tabarani, El-Kebir).
- Hz. Aişe şöyle anlatıyor: Babam, Uhud gününü hatırladığı zaman "O günün bütün kahramanlıkları Talha'da toplanmıştı. Savaş alanını terkedenlerin, ilk döneni ben oldum. Birisinin kaçmadan Allah yolunda kahramanca savaştığını gördüm. Ona "Senin Talha olmanı temenni ederim. Yazık ki ben sebat etme üstünlüğünü kaçırdım. Hiç olmazsa bunu elinde tutan adam benim akrabalarımdan biri olsun" dedim. O sırada benimle müşrikler arasında tanıyamadığım bir adam vardı. Hz. Peygamber'e ben ondan daha yakındım. Benim ilerleyemediğim bir hızla ilerliyordu. Bana yaklaştığında Ebu Ubeyde b. el-Cerrah olduğunu farkettim. Hz. Peygamber'in yanına vardığımızda, azı dişinin kırıldığını, yanağından yaralandığını ve başındaki miğferden iki halkanın yanağına saplandığını gördük. Hz. Peygamber -Tâlha'yı kastederek-"Gidin arkadaşınıza bakın" dediyse de onu dinlemeyip halkayı yanağından çekmek için, ona doğru ilerledim. Fakat Ebu Ubeyde bana yemin verdirerek, bu işi kendisine bırakmamı istedi. Bunun üzerine Ebu Ubeyde ilerledi ve onu incitmemek için dişleriyle halkaları çekmeye başladı. Fakat birinci halkayı çekerken ön dişlerinden bir tanesi söküldü: Ben bunu görünce diğer halkayı çekmek için bir daha davrandım. Fakat yapmamam için Ebu Ubeyde bana bir daha yemin verdirdi. Bunun üzerine Ebu Ubeyde dişleriyle ikinci halkayı da çekti ve bir dişi daha söküldü. Ebu Ubeyde, ön dişleri düşük olanların -inanın ki en sevimlisiydi. Hz. Peygamber'in yarasını temizledikten sonra Talha'nın yanına gittik. Onu bir çukurda bularak tedavisini yapmaya başladık. Yetmiş küsür yerinden yaralanmıştı. Bir parmağı da kesilmişti" derdi (Bidaye IV/29 Tayalasi'den - İbn Sa'd III/298 - İbnü's-Süni - Şaşi - Bezzar - Tabarani - Evsad İbn Hibban - Darakutni - Ebu Nuhaym, İbn Asakir'de rivayet etmiştir. Kenzü'l-Ummal, V/274).
|