Sayfa: [1]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Beşerin beş devri var  (Okunma Sayısı 231 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Aktif Yazar
*****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 559

« : Ağustos 29, 2008, 15:45:53 »



Ehl-i dünyanın ve maddî tarihin nazarıyla, nev-i beşerin hayat-ı içtimâiyesi noktasında bakılsa, görülüyor ki hayat-ı içtimâiye-i siyâsiye itibariyle beşer birkaç devri geçirmiş. Birinci devri vahşet ve bedevîlik devri, ikinci devri memlûkiyet devri, üçüncü devri esir devri, dördüncüsü ecir devri, beşincisi mâlikiyet ve serbestiyet devridir.
Vahşet devri dinlerle, hükûmetlerle tebdil edilmiş, nim-medeniyet devri açılmış. Fakat, nev-i beşerin zekîleri ve kavîleri, insanların bir kısmını abd ve memlûk ittihaz edip hayvan derecesine indirmişler. Sonra bu memlûklar dahi bir intibâha düşüp gayrete gelerek o devri esir devrine çevirmişler; yani, memlûkiyetten kurtulup fakat "El-hükmü li'l-galib" (Galip olan hükmeder) olan zâlim düsturuyla yine insanların kavîleri zayıflarına esir muâmelesi yapmışlar. Sonra, İhtilâl-i Kebîr gibi çok inkılâplarla, o devir de ecîr devrine inkılâp etmiş. Yani, zenginler olan havas tabakası, avâmı ve fukarayı ücret mukabilinde hizmetkâr ittihaz etmesi, yani sermaye sahipleri ehl-i sa'yi ve ameleyi küçük bir ücrete mukabil istihdam etmeleridir.

Bu devirde sû-i istimâlât o dereceye vardı ki, bir sermayedar, kendi yerinde oturup, bankalar vâsıtasıyla bir günde bir milyon kazandığı halde; bir bîçare amele, sabahtan akşama kadar, tahte'l-arz mâdenlerde çalışıp, kût-u lâyemût derecesinde, on kuruşluk bir ücret kazanıyor. Şu hâl, müthiş bir kin, bir iğbirar verdi ki, avâm tabakası havâssa ilân-ı isyan etti. Şu asrın tâbiriyle, sosyalistlik, bolşeviklik sûretinde, evvel Rusya'yı zîr ü zeber edip geçen Harb-i Umûmiden istifade ederek, her yerde kök saldılar. Şu bolşevizm perdesi altındaki kıyâm-ı avâm, havâssa karşı bir kin ve bir tezyif fikrini verdiğinden, büyüklere ve havâssa âit medâr-ı şeref herşeyi kırmak için bir cesaret vermiş.

Mektûbât, s. 353


*

 

Beşer esirliği parçaladığı gibi ecirliği de parçalayacaktır.

Bir rüyâda demiştim: Devletler, milletlerin hafif muhârebesi, tabakàt-ı beşerin şedid olan harbine terk-i mevkî ediyor.

Zîrâ beşer, edvârda esirlik istemedi, kanıyla parçaladı. Şimdi ecîr olmuştur; onun yükünü çeker, onu da parçalıyor.

Beşerin başı ihtiyar; edvâr-ı hamsesi var. Vahşet ve bedeviyet, memlûkiyet, esâret, şimdi dahi ecîrdir, başlamıştır, geçiyor.

Sözler, s. 650


*

Eski zaman peygamberleri ümmetlerine Kur’ân gibi izahat vermediklerinin sebebi, o devirler beşerin bedeviyet ve tufûliyet devri olmasıdır. İptidaî derslerde izah az olur.

Şualar, s.200


*


Bedeviyette bir adam dört şeye muhtaç iken, medeniyet yüz şeye muhtaç ve fakir etmiştir
.

Tarihçe-i Hayat, s. 119


*

Beşerin vahşet ve bedevîlik zamanlarındaki bir kanun-u esasîsine, medeniyet namına dine hücum edenler, irtica ile o vahşete ve bedevîliğe dönüyorlar.

Emirdağ Lahikası, s. 319

 



 

*

 

Tarih-i beşerî, Hazret-i İbrahim’in zamanından evvel doğru olarak hükmedemiyor

 

Tarih-i beşerî, muntazam sûrette üç bin seneye kadar gidiyor. Bu nâkıs ve kısa tarih nazarı, Hazret-i İbrahim’in zamanından evvel doğru olarak hükmedemiyor. Ya hurafevâri, ya münkirâne, ya gayet muhtasar gidiyor.

Lem'alar, 16. Lem'a, İkinci Suâliniz, s. 112

 

*

 

Hakîki vukuâtı kaydeden tarih, hakîkate en doğru şahittir

 

Biliniz! Hakîki vukuatı kaydeden tarih, hakîkate en doğru şahittir. İşte tarih bize gösteriyor. Hatta, Rus’u mağlûp eden Japon başkumandanının İslamiyetin hakkaniyetine şehadeti de şudur ki:

Hakîkat-i İslamiyetin kuvveti nisbetinde, Müslümanlar o kuvvete göre hareket etmeleri derecesinde ehl-i İslam temeddün edip terakkî ettiğini tarih gösteriyor. Ve ehl-i İslamın hakîkat-i İslamiyede zaafiyeti derecesinde tevahhuş ettiklerini, vahşete ve tedennîye düştüklerini ve herc ü merc içinde belalara, mağlûbiyetlere düştüklerini tarih gösteriyor. Sair dinler ise bilakistir...’

Eğer biz ahlak-ı İslamiyenin ve hakaik-ı îmaniyenin kemalatını ef’alimizle izhar etsek, sair dinlerin tabîleri elbette cemaatlerle İslamiyete girecekler; belki küre-i arzın bazı kıt’aları ve devletleri de İslamiyete dehalet edecekler.

Tarihçe-i Hayat, s. 80

 

*

 

Zaman-ı mâzi, zaman-ı müstakbel tohumlarının mahzeni ve şuûnâtının aynası olduğu gibi; müstakbel dahi mâzinin tarlası ve ahvâlinin aynasıdır.

Sözler, s. 231

 

*

 

Evet, müstakbel, mâzinin aynasıdır. Mâzi berzaha, yani öteki âleme intikal ve inkılâp ettiğinde, suretini ve şeklini ve dünyasını istikbal aynasına, tarihe, insanların zihinlerine vedia ediyor.

Mesnevi-i Nuriye, s. 115

 

*

 

Evet, mazi, istikbalin aynasıdır; istikbalde vücuda gelecek icatlar, mazide kurulan esas ve temeller üzerine bina edilir.

İşaratü'l-İ'caz, s. 256


"Tesekkur Listesi":
ViSaL, pürkusur
Logged
Kardeş
***
Offline Offline
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 88

Medar-ı necat yalnız ihlastır!

« Yanıtla #1 : Ağustos 29, 2008, 17:30:46 »

of, Maşallah böyle konuları nerdene bulup iktibas ediyorsunuz?

Eğer biz ahlak-ı İslamiyenin ve hakaik-ı îmaniyenin kemalatını ef’alimizle izhar etsek, sair dinlerin tabîleri elbette cemaatlerle İslamiyete girecekler; belki küre-i arzın bazı kıt’aları ve devletleri de İslamiyete dehalet edecekler.

evt, Hz. Eyyub el ensariyi 90 yaşında kendini ata iplerle bağlattırarak istanbul surlarına kadar getiren bu ahlak bu hakaik değil de nedir?
Logged

Yazdıklarımızın okunmasında ve dikkate alınmasında büyük bir vebal vardır.
Aktif Yazar
*****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 559

« Yanıtla #2 : Ağustos 29, 2008, 18:16:40 »

of, Maşallah böyle konuları nerdene bulup iktibas ediyorsunuz?


aylık abone olduğum bir dergide okudum bu konuyu
sizlerde okuyasınız diye netten bulup ekledim
hoş değil mi...

evt, Hz. Eyyub el ensariyi 90 yaşında kendini ata iplerle bağlattırarak istanbul surlarına kadar getiren bu ahlak bu hakaik değil de nedir?


barekallah bu anlayışla bakılınca herşey ne kadar muazzam...
« Son Düzenleme: Ağustos 29, 2008, 18:46:27 Gönderen: Deniz » Logged
Aktif Yazar
*****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 559

« Yanıtla #3 : Ağustos 29, 2008, 18:45:45 »

aklıma şu sual geliyor peki biz şuan hangi devirdeyiz...ne çağı bu çağ!?
ahirzaman?
Logged
Kardeş
***
Offline Offline
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 88

Medar-ı necat yalnız ihlastır!

« Yanıtla #4 : Ağustos 29, 2008, 19:18:45 »

Allah razı olsun hem esrar hem ehmmiyetli mevzular bunlar..

Beşerin başı ihtiyar; edvâr-ı hamsesi var. Vahşet ve bedeviyet, memlûkiyet, esâret, şimdi dahi ecîrdir, başlamıştır, geçiyor.
Logged

Yazdıklarımızın okunmasında ve dikkate alınmasında büyük bir vebal vardır.
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
GoogleTagged

SidreForum Google Arama
Beşerin beş devri var
 
Gitmek istediğiniz yer: